Ali Merthan Dündar
Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Rusya’nın 1552’de Kazan Hanlığını ele geçirmesiyle, İdil-Ural bölgesinde yaşayan Türk-Tatarlar Rus İmparatorluğunun parçası haline gelmeye başlamıştır. Dinî ve kültürel haklarını elde etmeye çalışan Rusya Müslümanları arasında en faâl kişiler de, çoğunlukla Türk-Tatarlar arasından çıkmıştır. 1917’deki Rus Devriminden sonraki karışık günlerde Türk-Tatarların bir kısmı Bolşeviklerin saflarında yer alırken, bir kısmı da Çar taraftarları arasına katılmıştır. 1919’dan itibaren bir çok Türk-Tatar Çin’e ve Japonya kontrolündeki bölgelere göç etmiştir. Japonya’ya gelen gruplar, Yokohama, Tokyo, Kobe ve Nagoya gibi şehirlere yerleşmişlerdir. Tokyo’daki Türk-Tataralar, Japon milliyetçilerin ve bazı devlet görevlerinin de yardımlarıyla Mahalle-i İslâmiye adı altında örgütlenerek dinî, millî, kültürel konularda faâliyet göstermiştir. Japonların Türk-Tatarlara verdiği destek, Japonya’nın İslâm politikaları ile ilgilidir. Müslüman milletlerle yakın ilişki kurmak isteyen Japonya, İdil-Ural Türk-Tatarlarının Japonya’da yaşamalarına izin vererek, özellikle Tokyo’yu Müslümanlar için yeni bir merkez hâline getirmeyi planlamıştır. Tokyo’da kurulan Matbaa-i İslâmiye ve Tokyo Camii Japonların maddîdestekleriyle kurulmuştur. 1953 senesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türk-Tatarlar, Türk-Japon ilişkileri tarihinin önemli bir noktasını oluştururlar
.http://www.boxca.com/pwy94d1zgwzr/07_CTAD_I-1_MDundar.pdf.html


